Atlantis Günlüğü
Yazı ve fotoğraflar: Yüce Ayhan
Müzik: Evanthia Reboutsika- Mesa apo sena
Olimpos‘un tanrıları yeryüzünü paylaşmaya karar verdiklerinde, Poseidon‘un payına Atlantis düşer.
Engin bir denizin ortasında, verimli düzlüklere sahip bu kara parçasında yaşayan bir ölümlüye vurulur Poseidon. Görür görmez aşık olur Cleito’ya.
Sevdiğini esirgemek için kötülükten, yüksek bir tepeye bir ev inşa eder. Tepenin etrafını denize açılan bir kanaldan gelen suyla doldurduğu iki büyük hendek ile çevreler. İç içe geçmiş halkalar halinde var ettiği kara parçalarına surlar örer; ak, kara ve al taşlardan.
Surların dış yüzeylerini değerli metallerle süsler; en dıştaki sur pirinçtir, ortadaki bakır. İçteki üçüncü suru ise altından dahi kıymetli, meçhul bir alaşımla, orikalkum ile kaplar.
Sıcak ve soğuk sular fışkırtır yerden; yer altı ve yer üstü zenginlikleriyle müreffeh bir kent kurar yarattığı adada; denizler, depremler ve atlar tanrısı.
